Özellikle sindirim sistemi ile ilgili sorunlar yaşayanların ramazan ayında iftar ve sahurda dengeli ve az yemek yiyerek sağlıklarını korumaları gerekiyor. Ramazan Ayı’nda vücut sağlığınızı korumak için dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar var.Özellikle sindirim sistemi ile ilgili sorunlar yaşayanların ramazan ayında iftar ve sahurda dengeli ve az yemek yiyerek sağlıklarını korumaları gerekiyor.
Ramazan ayında yapılan beslenme hataları ciddi rahatsızlıklara yol açabiliyor. Oruç tutan kişilerin günlük beslenme şekli ve öğün sayısı değiştiği için beslenme hataları yapılabiliyor. Ciddi rahatsızlıklarla tanışmak istemiyorsanız Acıbadem Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Murat Saruç’un önerilerine kulak vermenizde yarar var.
Ramazanda, reflü şikayetleri olanlar neler yapmalı?
Reflü hastalığı, midedeki asit ve gıdaların yemek borusuna geri gelmesi ve burada tahrişe ve kişide göğüs arkasında yanma gibi şikayetlere neden olması şeklinde tanımlanıyor. Acıbadem Sağlık Grubu Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr Murat Saruç, “Normal zamanlarda da toplumda sık olarak gözlenen bu durum Ramazan ayında artmaktadır.” diyerek şöyle devam ediyor: “Uzun süren açlık sonrası, dikkatsizce yüksek kalorili ve fazla miktarda yiyecek yenmesi en önemli nedendir.
Ayrıca sahurda yemek yendikten sonra hemen yatılması da zararlıdır. Yatar pozisyonda yiyeceklerin mideden yemek borusuna geri gelmesi kolaylaşmaktadır. Bu faktörler, Ramazan ayında şiddetli reflü şikayetlerinin görülmesine yol açar.” Bazen reflüye bağlı gelişen yemek borusu içini döşeyen dokunun iltihabı çok ciddi boyutlara kadar gelip, şiddetli ağrıya, kanamaya ve yutma zorluğuna neden olabiliyor.
Bu açıdan özellikle daha önceden reflü tanısı konulmuş olan hastaların, Ramazan ayı öncesi gastroenterologları ile görüşmeleri, yeni öneri ve ilaç değişikliklerini öğrenmeleri gerekiyor. Oruç tutarken iftarda yüksek kalorili ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak, reflü olasılığını azaltan etmenlerden. Doç. Dr. Murat Saruç diğer önerilerini şöyle sıralıyor: “Ayrıca iftarda az miktarda yiyerek, iftardan 3 saat kadar sonrasına küçük bir öğün eklemek de mideyi aşırı doldurmayı önleyecektir. Sahurda hafif yiyecekler yemek ve yemek yedikten sonra hemen yatmamak gece reflülerini engelleyecektir.
Reflü için, doktorunuzun kullanmanızı söylediği “proton pompa inhibitörü” türünde bir ilacın da, iftarda ve sahurda alınması, gün boyu aç kalan ve yüksek miktarda asit salgılayan midenizin asit salgısını azaltacaktır. Sigara ve alkol alınmaması, çikolata, kahve, biberli, yağlı baharatlı yiyeceklerden uzak durulması önemli yarar sağlar. Ramazan süresince kilo alınmaması, sıkı giysiler giyilmemesi ve gerektiğinde yatak başının yükseltilmesi de koruyucu önlemlerdir.”
Güncel Haberler, Spor Dünyasından Gelişmeler, Magazin, Sanat ve Ünlüler Dünyası, Biraz Popilizm, Biraz Duygu sömürüsü Biraz Kışkırtma, Kısaca Can Sıkıntısından Karalanan Ivır Zıvırlar
ramazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ramazan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
9 Eylül 2008
Ramazan ve Sağlık
7 Eylül 2008
Ramazan'a özel diyet önerileri
Beslenme tipi ile saatlerinin değişmesi ve hareketin azalması nedeniyle Ramazan ayında kilo almak kaçınılmaz hale geliyor. Ancak uzmanların önerdiği dengeli beslenme yöntemiyle şişmanlamak bir yana, kilo bile verilebiliyor.
Ramazan ayının gelişiyle birlikte oruç tutanların günlük beslenme şekli birdenbire değişiverir. Genelde 3 öğünden ibaret olan günlük beslenme 2 öğüne düşerken özellikle kırmızı et, ekmek, pilav, makarna, hamur işleri, tatlı ve börek tüketimi artar. Buna karşılık meyve, sebze ve beyaz et tüketimi azalır. Oysa ki ister 3 öğün, isterseniz 2 öğün yiyin; günlük almanız gereken karbonhidrat, yağ, protein, vitamin ve mineral oranları hep aynı olmalıdır.
Dengeli beslenerek 'Ramazan ayında hiç diyet olur mu?' diyenlere yanıtımız: Evet. Bir günde almanız gereken besin değerlerini iftar ve sahura akıllı bir şekilde bölüştürerek sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz. Bunun için Ramazan'da sıkça yapılan beslenme hatalarından kaçınmalısınız. Bahar Tıp Merkezi Uzman Doktoru M. Ali Çelebi, beslenme hatalarını şöyle sıralıyor: 'İftarda boş mideye birden yüklenip hızlı ve çok yemek midede ağırlık, yanma, bulantı, gaz ve kabızlık gibi sorunlara yol açıyor; yemek esnasında su içmek sindirimi güçleştiriyor. İftarda ağır yemekler yiyip sahura kalmamak mideyi zorluyor.'
Az ama sık yemeği ve iftar ile sahur öğünlerini 3-4 öğüne paylaştırmayı öneren John F. Kennedy Hastanesi Diyetisyeni Selçuk Yurttaş ise oruç tutarken kilo almamak için öncelikle dengeli beslenmenin ve besin değeri yüksek olan kaliteli besinlerin önemine değiniyor. Yurttaş'a göre oruca 1 bardak su ve iftariyeliklerle başladıktan sonra bir kâse çorba içip ara verilmeli; daha sonra hafif bir sebze yemeği, ızgara et, yoğurt ve salata ile devam edilip sahura kadar bol su içilmeli ve meyve yenmeli. Diyetisyen Banu Kazanç ise sahur öğününde reçel, bal, domates, peynir ve 2-3 dilim ekmek yemeyi öneriyor. Veya az yağlı börek, pilav ya da makarna ile hoşaf veya taze meyve suyunun ideal bir sahur yemeği olduğunu belirtiyor. Susuzluğu giderici özelliğinden dolayı sahuru çayla tamamlamak gerektiğinin altını çiziyor.
Ramazan'da nelere dikkat etmelisiniz?
Ramazan ayında, oruç tutan kişilerin mide ve sindirim sistemi farklı çalışmaya başlar, bu nedenle yemek yerken birçok şeye dikkat etmek gerekir.
* Yaklaşık 12 saat dinlenmeye çekilen mideye aniden yüklenmek, sindirim sorunlarına neden olabilir. Orucu hafif yiyeceklerle açın.
* Ramazan ayı süresince yapılan başlıca beslenme hatalarından biri de az meyve yemektir. Günde en az 2 porsiyon meyveyi çiğ ya da komposto olarak tüketin.
* Ramazan ayında kişinin tatlı ihtiyacı artabilir. Bu gereksinim kalorisi azaltılmış tatlılarla giderilmeli. Yağlı ve ağdalı tatlılar yerine hoşaf, komposto veya sütlü tatlılar yiyin.
* İftar sırasında yemekle birlikte çay ve kahve içmek yemeklerden alınan vitaminleri öldüreceğinden bu içecekleri yemekten bir süre sonra içmenizde yarar var.
* Ramazan'da kilo vermek istiyorsanız günlük almanız gereken kaloriyi iftar ve sahur öğünlerine paylaştırın. Sebze ve meyve gibi düşük kalorili besinlere ağırlık verin. Hareketsiz kalmayın. İftardan sonra mutlaka yürüyüş yapın.
* Mutlaka sahura kalkın. Bu şekilde hem aç kaldığınız süre azalır hem de metabolizmanız daha az yavaşlar.
* Kolesterolünüz yüksekse ve oruç tutuyorsanız kırmızı et ve tereyağı tüketimini sınırlamanız, haftada en az 1-2 kez balık ve kuru baklagil yemeniz gerekiyor.
* Oruç tutarken vücut uzun süre susuz kalacağı için, iftar ve sahur arasında bol su içmeye özen gösterin.
* Su içmek bağırsak ve böbreklerin çalışmasını hızlandırır. Ancak yemek esnasında su içmek, sindirim sistemini bozabilir.
* Ramazan'da sigara tiryakilerinin çoğu, iftar yemeğine başlamadan hemen bir sigara içer. Aç karnına içilen sigaranın zararları çok daha fazla olduğu için, yemekten önce sigara içmeyin.
Oruç ne zaman sakıncalı?
Uzun bir açlıktan sonra ağır yemek, kalbin yükünü artırabilir. Dolayısıyla kalp krizi, yüksek tansiyon, beyin kanaması ve felç gibi hastalıklar artabilir. Mide ülseri vakalarında ülseri azdırabilir. İnsülin iğnesi kullanan, hamile olan, kan şekeri normalin altına düşen ve 65 yaş üzerinde olan, düzenli ilaç kullanmayıp diyetini uygulamayan şeker hastaları oruç tutamaz. Kan şekeri 140'ın altında olan ve insülin iğnesi kullanmayan ikinci tip şeker hastaları oruç tutabilirler. Oruç tutmak kişiyi manevi açıdan rahatlattığı için stresten uzak tutuyor. Bu durumdan en çok asabi şekeri ve tansiyonu olanlar yararlanırlar. Oruç tutan şeker hastası sahura mutlaka kalkmalı. Ramazan'da kandaki şeker düzeyi ilk günlerde düşer, ancak ikinci haftadan sonra kan şekeri 40 ile 80 puan arasında yükselir. İftarda tıka basa yemek yemek, pankreasın yorulmasına ve kan şekerinin artmasına neden olur. Diyabet ve tansiyon hastaları, ateşli hastalıkları olanlar, sık ilaç alımının gerektiği durumlarda, akıl hastaları, verem ve kanser hastaları oruç tutmamalıdırlar.
Ramazan için diyet önerileri
Türk Kalp Vakfı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Sumru Özbay'ın Ramazan özel diyeti
Sahur önerileri
* 3 kibrit kutusu kadar peynir, 5-6 zeytin, bol salata, 4 dilim ekmek, bol salata. Veya:
* 1 kibrit kutusu kadar peynir, 1 yumurta, 5-6 zeytin, söğüş salata, 4 dilim ekmek.
Veya:
* 7-8 çorba kaşığı makarna, 1 porsiyon beyaz veya kırmızı et, komposto. Veya:
* 3 yumurtalı menemen, 4 dilim ekmek, çay ya da kahve.
İftar önerileri
* 1 kâse çorba, 1 porsiyon et (tavuk ya da balık), 1 porsiyon sebze yemeği, yarım su bardağı yoğurt, salata, 2-3 dilim ekmek.
Veya:
* 1 kâse çorba, 1 porsiyon et, 1 porsiyon sebze yemeği, salata, yarım su bardağı yoğurt, 5-6 çorba kaşığı pilav veya makarna, 1 kâse komposto.
Diyetisyen Aşkın Yüksel'in Ramazan özel diyeti
Sahur önerileri
* 2 yumurtalı menemen, çay, 2 dilim kepek ekmeği, 1 meyve.
* 1-2 kibrit kutusu kadar beyazpeynir, 5-6 zeytin, 2 dilim kepek ekmeği, 1-2 mevsim meyvesi.
Veya:
* 1 kâse yoğurt, 2 dilim tepsi böreği (4-5 kibrit kutusu kadar), 1-2 mevsim meyvesi. Tatlandırıcı ile hazırlanmış kuru kayısı veya erik kompostosu.
Sahur önerileri
Çalışanlar için:
* Hurma, zeytin veya su ile orucu açın. 1 kâse sebze veya mercimek çorbası, 1-2 dilim kepek ekmeği, 1-2 kibrit kutusu kadar beyazpeynir.
* Yağsız peynirli tost, söğüş salata, 1 elma veya mandalina.
Evde oruç açanlar için:
* 1 porsiyon ızgara balık, 4-5 çorba kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği , 2 dilim kepek ekmeği
Saat 21:00'de: 2-3 meyve, Komposto, Hafif sütlü bir tatlı
Bu haber ve benzer haberler için tıklayın
Ramazan ayının gelişiyle birlikte oruç tutanların günlük beslenme şekli birdenbire değişiverir. Genelde 3 öğünden ibaret olan günlük beslenme 2 öğüne düşerken özellikle kırmızı et, ekmek, pilav, makarna, hamur işleri, tatlı ve börek tüketimi artar. Buna karşılık meyve, sebze ve beyaz et tüketimi azalır. Oysa ki ister 3 öğün, isterseniz 2 öğün yiyin; günlük almanız gereken karbonhidrat, yağ, protein, vitamin ve mineral oranları hep aynı olmalıdır.
Dengeli beslenerek 'Ramazan ayında hiç diyet olur mu?' diyenlere yanıtımız: Evet. Bir günde almanız gereken besin değerlerini iftar ve sahura akıllı bir şekilde bölüştürerek sağlıklı bir şekilde kilo verebilirsiniz. Bunun için Ramazan'da sıkça yapılan beslenme hatalarından kaçınmalısınız. Bahar Tıp Merkezi Uzman Doktoru M. Ali Çelebi, beslenme hatalarını şöyle sıralıyor: 'İftarda boş mideye birden yüklenip hızlı ve çok yemek midede ağırlık, yanma, bulantı, gaz ve kabızlık gibi sorunlara yol açıyor; yemek esnasında su içmek sindirimi güçleştiriyor. İftarda ağır yemekler yiyip sahura kalmamak mideyi zorluyor.'
Az ama sık yemeği ve iftar ile sahur öğünlerini 3-4 öğüne paylaştırmayı öneren John F. Kennedy Hastanesi Diyetisyeni Selçuk Yurttaş ise oruç tutarken kilo almamak için öncelikle dengeli beslenmenin ve besin değeri yüksek olan kaliteli besinlerin önemine değiniyor. Yurttaş'a göre oruca 1 bardak su ve iftariyeliklerle başladıktan sonra bir kâse çorba içip ara verilmeli; daha sonra hafif bir sebze yemeği, ızgara et, yoğurt ve salata ile devam edilip sahura kadar bol su içilmeli ve meyve yenmeli. Diyetisyen Banu Kazanç ise sahur öğününde reçel, bal, domates, peynir ve 2-3 dilim ekmek yemeyi öneriyor. Veya az yağlı börek, pilav ya da makarna ile hoşaf veya taze meyve suyunun ideal bir sahur yemeği olduğunu belirtiyor. Susuzluğu giderici özelliğinden dolayı sahuru çayla tamamlamak gerektiğinin altını çiziyor.
Ramazan'da nelere dikkat etmelisiniz?
Ramazan ayında, oruç tutan kişilerin mide ve sindirim sistemi farklı çalışmaya başlar, bu nedenle yemek yerken birçok şeye dikkat etmek gerekir.
* Yaklaşık 12 saat dinlenmeye çekilen mideye aniden yüklenmek, sindirim sorunlarına neden olabilir. Orucu hafif yiyeceklerle açın.
* Ramazan ayı süresince yapılan başlıca beslenme hatalarından biri de az meyve yemektir. Günde en az 2 porsiyon meyveyi çiğ ya da komposto olarak tüketin.
* Ramazan ayında kişinin tatlı ihtiyacı artabilir. Bu gereksinim kalorisi azaltılmış tatlılarla giderilmeli. Yağlı ve ağdalı tatlılar yerine hoşaf, komposto veya sütlü tatlılar yiyin.
* İftar sırasında yemekle birlikte çay ve kahve içmek yemeklerden alınan vitaminleri öldüreceğinden bu içecekleri yemekten bir süre sonra içmenizde yarar var.
* Ramazan'da kilo vermek istiyorsanız günlük almanız gereken kaloriyi iftar ve sahur öğünlerine paylaştırın. Sebze ve meyve gibi düşük kalorili besinlere ağırlık verin. Hareketsiz kalmayın. İftardan sonra mutlaka yürüyüş yapın.
* Mutlaka sahura kalkın. Bu şekilde hem aç kaldığınız süre azalır hem de metabolizmanız daha az yavaşlar.
* Kolesterolünüz yüksekse ve oruç tutuyorsanız kırmızı et ve tereyağı tüketimini sınırlamanız, haftada en az 1-2 kez balık ve kuru baklagil yemeniz gerekiyor.
* Oruç tutarken vücut uzun süre susuz kalacağı için, iftar ve sahur arasında bol su içmeye özen gösterin.
* Su içmek bağırsak ve böbreklerin çalışmasını hızlandırır. Ancak yemek esnasında su içmek, sindirim sistemini bozabilir.
* Ramazan'da sigara tiryakilerinin çoğu, iftar yemeğine başlamadan hemen bir sigara içer. Aç karnına içilen sigaranın zararları çok daha fazla olduğu için, yemekten önce sigara içmeyin.
Oruç ne zaman sakıncalı?
Uzun bir açlıktan sonra ağır yemek, kalbin yükünü artırabilir. Dolayısıyla kalp krizi, yüksek tansiyon, beyin kanaması ve felç gibi hastalıklar artabilir. Mide ülseri vakalarında ülseri azdırabilir. İnsülin iğnesi kullanan, hamile olan, kan şekeri normalin altına düşen ve 65 yaş üzerinde olan, düzenli ilaç kullanmayıp diyetini uygulamayan şeker hastaları oruç tutamaz. Kan şekeri 140'ın altında olan ve insülin iğnesi kullanmayan ikinci tip şeker hastaları oruç tutabilirler. Oruç tutmak kişiyi manevi açıdan rahatlattığı için stresten uzak tutuyor. Bu durumdan en çok asabi şekeri ve tansiyonu olanlar yararlanırlar. Oruç tutan şeker hastası sahura mutlaka kalkmalı. Ramazan'da kandaki şeker düzeyi ilk günlerde düşer, ancak ikinci haftadan sonra kan şekeri 40 ile 80 puan arasında yükselir. İftarda tıka basa yemek yemek, pankreasın yorulmasına ve kan şekerinin artmasına neden olur. Diyabet ve tansiyon hastaları, ateşli hastalıkları olanlar, sık ilaç alımının gerektiği durumlarda, akıl hastaları, verem ve kanser hastaları oruç tutmamalıdırlar.
Ramazan için diyet önerileri
Türk Kalp Vakfı Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Sumru Özbay'ın Ramazan özel diyeti
Sahur önerileri
* 3 kibrit kutusu kadar peynir, 5-6 zeytin, bol salata, 4 dilim ekmek, bol salata. Veya:
* 1 kibrit kutusu kadar peynir, 1 yumurta, 5-6 zeytin, söğüş salata, 4 dilim ekmek.
Veya:
* 7-8 çorba kaşığı makarna, 1 porsiyon beyaz veya kırmızı et, komposto. Veya:
* 3 yumurtalı menemen, 4 dilim ekmek, çay ya da kahve.
İftar önerileri
* 1 kâse çorba, 1 porsiyon et (tavuk ya da balık), 1 porsiyon sebze yemeği, yarım su bardağı yoğurt, salata, 2-3 dilim ekmek.
Veya:
* 1 kâse çorba, 1 porsiyon et, 1 porsiyon sebze yemeği, salata, yarım su bardağı yoğurt, 5-6 çorba kaşığı pilav veya makarna, 1 kâse komposto.
Diyetisyen Aşkın Yüksel'in Ramazan özel diyeti
Sahur önerileri
* 2 yumurtalı menemen, çay, 2 dilim kepek ekmeği, 1 meyve.
* 1-2 kibrit kutusu kadar beyazpeynir, 5-6 zeytin, 2 dilim kepek ekmeği, 1-2 mevsim meyvesi.
Veya:
* 1 kâse yoğurt, 2 dilim tepsi böreği (4-5 kibrit kutusu kadar), 1-2 mevsim meyvesi. Tatlandırıcı ile hazırlanmış kuru kayısı veya erik kompostosu.
Sahur önerileri
Çalışanlar için:
* Hurma, zeytin veya su ile orucu açın. 1 kâse sebze veya mercimek çorbası, 1-2 dilim kepek ekmeği, 1-2 kibrit kutusu kadar beyazpeynir.
* Yağsız peynirli tost, söğüş salata, 1 elma veya mandalina.
Evde oruç açanlar için:
* 1 porsiyon ızgara balık, 4-5 çorba kaşığı zeytinyağlı sebze yemeği , 2 dilim kepek ekmeği
Saat 21:00'de: 2-3 meyve, Komposto, Hafif sütlü bir tatlı
Bu haber ve benzer haberler için tıklayın
3 Eylül 2008
Ramazan'da Ağız ve Diş Sağlığına Dikkat
Ramazan ayında iftardan ve sahurdan sonra dişlerin daha özenle fırçalanması gerektiğini belirten uzmanlar, dişler fırçalanmadığı zaman bakterinlerin ağızda kolayca üreme ortamı bulduğunu kaydetti.
Oruç tutarken ağız bakımına her zamankinden daha fazla özen gösterilmesi gerektiğini belirten Diş Hekimi Protez Uzmanı Çağdaş Kışlaoğlu, iftardan ve sahurdan sonra dişlerin daha özenle fırçalanması gerektiğini vurguladı.
Diş fırçalarken, dil yüzeyi ve diş eti bölgelerinin de fırça yardımıyla iyice temizlenmesi gerektiğini söyleyen Dr. Çağdaş Kışlaoğlu, oruç tutanlara ayrıca Ramazan'da ağız antiseptiği kullanmalarını tavsiye etti. İftar ve sahur yemeklerinden hemen sonra asit oranının artarak bakterilerin çoğalması için uygun bir ortam sağladığını kaydeden Dr. Kışlaoğlu, anti bakteriyel gargara ya da ağız spreyi kullanılabileceğini veya tuzlu suyla gargara yapılabileceğini ifade etti.
Dr. Çağdaş Kışlaoğlu, diş macununu yutmamak kaydıyla oruçluyken diş fırçalamanın bir mahsuru olmadığının din adamları tarafından çok kereler vurgulandığını söyledi. Ağız kokusunun, yalnızca diş çürüklerinden kaynaklanmadığına dikkat çeken Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu, çürüklerin dışında diş eti hastalıkları, kötü yapılmış protezler, mide ve boğaz rahatsızlıklarının da kötü kokulara neden olduğunu belirtti. Dr. Kışlaoğlu, ağız bakımı iyi bir şekilde yapıldığı takdirde ağızdaki kötü kokulardan
kurtulabileceğimizi vurguladı.
Ramazan'da oruçluyken yeme içme faaliyeti olmadığından, ağızda tükürük salgısının az seviyede olduğunu söyleyen Kışlaoğlu, iftar ve sahur yemeklerinden sonra fırçalanmayan dişlerde oluşan bakterilerin ağızda kolayca üreyebildiğini vurguladı. Kışlaoğlu, bakterilerin ağızda asitlenmeye yol açtığını, bunun da diş çürüklerine neden olduğunu işaret etti.
Anestezi uygulanmadan yapılabilen işlemlerin oruç bozmadığını söyleyen Dr. Kışlaoğlu, işlem sırasında kişi ağzını temizlemek için kullandığı suyu yutmadığı müddetçe bir sorun yaşanmayacağını kaydetti.
1 Eylül 2008
Oruç Tutarken Kilo Almayın!
Ramazanda sahura kalkmadan tutulan oruç kilo aldırıyor! Ramazanda alınan kiloların nedeninin “yanlış tutulan oruç” olduğunu belirten uzmanlar, bu dönemde sıvı ve posa alımının artırılması, hareketlerin kısıtlanmaması ve en az 4 öğün yemek yenmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar. İşte uzmanların açıklamaları ve örnek Ramazan menüsü...Özel İstanbul Hizmet Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Aşkın Yüksel, ramazan ayı boyunca kilo almadan beslenmenin altın kurallarını anlattı. Dyt. Aşkın Yüksel ramazanda alınan kiloların nedeninin oruç tutmak değil “yanlış tutulan oruç” olduğunu belirtti.
Sahura Mutlaka Kalkın
Birçok kişi sahura kalkarak yemek yedikten hemen sonra uyumanın kilo aldıracağını düşünür. Oysa ki sahura kalkmadan tutulan oruç açlık süresini arttırdığı için kan şekerinin düşmesine ve boş midede asit salgısının artmasına sebep olmaktadır. Bu da metabolizmayı yavaşlattığından sahura kalkmadan oruç tutan kişilerde ortalama 4-5 kilo alındığı gözlenmektedir. Bu yüzden kilo alımını engellemek için mutlaka sahura kalkılmalıdır.
Sıvı ve Posa Alımını Arttırın
Ramazan ayı boyunca sıkça rastlanan rahatsızlıklardan biride bağırsak tembelliğidir. Oysa bunun da önüne geçmek çok basittir. Gün içerisinde alınan su ve posayı birazcık arttırmakla bu sorun tamamen çözümlenmektedir. Hergün şekersiz komposto, taze sıkılmış meyve suyu, ayran, bitkisel çaylar ve özellikle kuşburnu ilavesi çok faydalı olacaktır. Yine bu dönemlerde beyaz ekmek yerine kepekli ekmek veya kepekli tahıl ürünleri daha çok önerilmektedir.
Hareketlerinizi Kısıtlamayın
Ramazan ayı boyunca kişilerin kilo almalarına sebep olan etkenlerden biri de kişilerin oruçluyum diyerek hareket kapasitelerini düşürmesi, pasif bir yaşantıya geçmeleridir. Bu metabolizmalarını daha da yavaşlatan bir duruma neden olmaktadır. Metabolizmanın yavaşlaması demek, daha çok kalori demektir ki bu da alınan kalorilerin kilo olarak geri gelmesi anlamına gelir. İftardan sonra yapılacak hafif tempolu yarım saatlik bir yürüyüş kilo almamızı engellemekte büyük rol oynayacaktır.
En Az 4 Öğün Yiyin
Ramazan da öğün sayısı en az 4 olmalıdır. İftarda hafif ve az yağlı yiyecekler tüketilmeli sonrasında ise ara öğünlerle takviye yapılmalıdır. Günlük sıvı ihtiyacını karşılamak için mutlaka 2-2.5 litre su içilmelidir. Kan şekerini hızla yükselten besinler yerine posa miktarı fazla kepekli ürünler tercih edilmelidir.Yemekler yavaş ve uzun sürede tüketilmelidir. Tatlı tüketilmek isteniyorsa hamurlu, ağır tatlılar yerine sütlü hafif tatlılar tercih edilmelidir.
Örnek Menü
Sahur: Şekersiz veya bitkisel çay, 1 veya 2 kibrit kutusu kadar peynir, 2 dilim kepek ekmeği, 1 porsiyon mevsim meyvesi, 5-6 adet zeytin ve bol yeşillik
İftar: Bir bardak su-hurma –zeytin-çorba-etli veya tavuklu bir sebze yemeği yanına 2 veya 3 kaşık pilav/makarna ile servis edilir. Eğer özel bir diyet uygulanmıyorsa yanına 1-2 dilim kepek ekmeği alınabilir.
Ara: Meyve veya yoğurt
Ara: Sütlü tatlı veya 1-2 avuç dolusu kuru yemiş, kurutulmuş meyve
Bu yazının aslını görmek ve daha fazla bilgi edinmek için ailem.com'u ziyaret edebilirsiniz...
./...
Sahura Mutlaka Kalkın
Birçok kişi sahura kalkarak yemek yedikten hemen sonra uyumanın kilo aldıracağını düşünür. Oysa ki sahura kalkmadan tutulan oruç açlık süresini arttırdığı için kan şekerinin düşmesine ve boş midede asit salgısının artmasına sebep olmaktadır. Bu da metabolizmayı yavaşlattığından sahura kalkmadan oruç tutan kişilerde ortalama 4-5 kilo alındığı gözlenmektedir. Bu yüzden kilo alımını engellemek için mutlaka sahura kalkılmalıdır.
Sıvı ve Posa Alımını Arttırın
Ramazan ayı boyunca sıkça rastlanan rahatsızlıklardan biride bağırsak tembelliğidir. Oysa bunun da önüne geçmek çok basittir. Gün içerisinde alınan su ve posayı birazcık arttırmakla bu sorun tamamen çözümlenmektedir. Hergün şekersiz komposto, taze sıkılmış meyve suyu, ayran, bitkisel çaylar ve özellikle kuşburnu ilavesi çok faydalı olacaktır. Yine bu dönemlerde beyaz ekmek yerine kepekli ekmek veya kepekli tahıl ürünleri daha çok önerilmektedir.
Hareketlerinizi Kısıtlamayın
Ramazan ayı boyunca kişilerin kilo almalarına sebep olan etkenlerden biri de kişilerin oruçluyum diyerek hareket kapasitelerini düşürmesi, pasif bir yaşantıya geçmeleridir. Bu metabolizmalarını daha da yavaşlatan bir duruma neden olmaktadır. Metabolizmanın yavaşlaması demek, daha çok kalori demektir ki bu da alınan kalorilerin kilo olarak geri gelmesi anlamına gelir. İftardan sonra yapılacak hafif tempolu yarım saatlik bir yürüyüş kilo almamızı engellemekte büyük rol oynayacaktır.
En Az 4 Öğün Yiyin
Ramazan da öğün sayısı en az 4 olmalıdır. İftarda hafif ve az yağlı yiyecekler tüketilmeli sonrasında ise ara öğünlerle takviye yapılmalıdır. Günlük sıvı ihtiyacını karşılamak için mutlaka 2-2.5 litre su içilmelidir. Kan şekerini hızla yükselten besinler yerine posa miktarı fazla kepekli ürünler tercih edilmelidir.Yemekler yavaş ve uzun sürede tüketilmelidir. Tatlı tüketilmek isteniyorsa hamurlu, ağır tatlılar yerine sütlü hafif tatlılar tercih edilmelidir.
Örnek Menü
Sahur: Şekersiz veya bitkisel çay, 1 veya 2 kibrit kutusu kadar peynir, 2 dilim kepek ekmeği, 1 porsiyon mevsim meyvesi, 5-6 adet zeytin ve bol yeşillik
İftar: Bir bardak su-hurma –zeytin-çorba-etli veya tavuklu bir sebze yemeği yanına 2 veya 3 kaşık pilav/makarna ile servis edilir. Eğer özel bir diyet uygulanmıyorsa yanına 1-2 dilim kepek ekmeği alınabilir.
Ara: Meyve veya yoğurt
Ara: Sütlü tatlı veya 1-2 avuç dolusu kuru yemiş, kurutulmuş meyve
Bu yazının aslını görmek ve daha fazla bilgi edinmek için ailem.com'u ziyaret edebilirsiniz...
./...
Ramazanda Ne Yapmalı, Nasıl Beslenmeliyiz?
İftar ile sahur arasında yenilen yiyeceklere dikkat edilmeli. Çay, kahve gibi vücuttaki demiri eksilten gıdaları tüketmemeli. Hamur tatlıları yerine sütlüler tercih edilmeli. İftarda mideye aşırı yüklenmek yanlış! İftar ve sahur arasında az ve sık yemek ise en doğrusu. Ramazanda sağlıklı beslenmenin formülünü Memorial Hastanesi Gastroentereloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Feryal İlkova anlattı.
* Ramazan sofrasında mutlaka bulunması gereken besinlere örnek verebilir misiniz?İftar sofralarında her besin grubundan dengeli yemekleri içeren bir mönü olmalı. Yemekten hemen sonra çay, kahve içmek hiç doğru değil; bu alışkanlığınızı bırakın. Bu tür yiyecekler vücuta demirin emilimini azaltır. Bu yüzden yemekten en az iki saat sonra içilmesi uygundur. Kişi tatlı yemek istiyorsa, iftardan iki saat sonra ama hamurlu ağır tatlılar yerine sütlü tatlıları ara öğün olarak seçmelidir. Çay ve kahve yanında bisküvi, kurabiye atıştırmayı hiç önermiyoruz. Kuruyemiş isteniyorsa, yemekten sonra ara öğün olarak 4-5 fındık, 2-3 ceviz alınabilir. Mutlaka sahura kalkılmalı ve hafif besinler tüketilmeli.
* İftar sofrasına oturur oturmaz ne yenmeli?
Sahura kadar aralıksız yemek yenmeli mi?İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan, kısa sürede çok miktarda besin tüketimi isteği doğaldır. Yemeğe kan şekerini hızlı yükseltmeyecek, hafif, az yağlı, posa miktarı fazla besinlerden başlamak en doğrusu. Fazla miktarda yemek yemek, boş olan mideye yüklemeye neden olur. Böylece sindirim zorlaşır, midede ağırlık, ekşime, yanma, bulantı, uyku basması, bağırsaklarda kabızlık, şişkinlik gibi sağlık problemleri ortaya çıkar. Bu nedenle iftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanmalı. 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze veya yanında salatayla devam edilmeli.
* İftar sofrasında neler bulunmalı?
Yemek sırasında ve sonrasında mutlaka bol su içilmeli. İftarın bir çorba ile açılmasını ve 15 dakika geçtikten sonra ana yemeğe geçilmesini öneririm. Kan şekerini hızla yükselten beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı besinleri tercih etmek daha doğrudur. Yapılan en büyük hatalardan biri; çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketimidir. Beyin, doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yenildiğinde, bu süre zarfında çok yüksek miktarda kalorili besinler tüketilebilir. Bu yüzden mutlaka her lokmadan sonra çatal, kaşık ve bıçağı bırakarak, sonra tekrar almak, hızlı yemek yemeyi engelleyecektir.
* Özellikle reflü hastalarının Ramazan’da nasıl beslenmelerini öneriyorsunuz?
Reflü hastalarının oruç tutmaları da sakıncalı olabilir. Reflü hastası oruç tutmak istiyorsa; sahuru kesinlikle atlamamalı, sahurda hafif yiyecekler tercih etmeli, hemen yemek yiyip yatmamalı, yatma saatinden en az bir saat önce yemeğini bitirmiş olmalı. İftarda da yüksek kalorili ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak, reflü olasılığını azaltacaktır. Sigara ve alkol alınmaması, çikolata, kahve, biberli, yağlı ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması önemlidir. Ayrıca iftardan sahura kadar geçen süre içinde aşırı çay ve kahve tüketiminden, hamur işi ve ağır tatlı gıdalardan kaçınılmalı. Eğer pidenin üzerindeki susam fazlaysa ve kişiyi rahatsız ediyorsa, pide yenmemeli. Ağır şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar ya da şekerli kompostolar tercih edilmeli.
* Ramazan sofrasında mutlaka bulunması gereken besinlere örnek verebilir misiniz?İftar sofralarında her besin grubundan dengeli yemekleri içeren bir mönü olmalı. Yemekten hemen sonra çay, kahve içmek hiç doğru değil; bu alışkanlığınızı bırakın. Bu tür yiyecekler vücuta demirin emilimini azaltır. Bu yüzden yemekten en az iki saat sonra içilmesi uygundur. Kişi tatlı yemek istiyorsa, iftardan iki saat sonra ama hamurlu ağır tatlılar yerine sütlü tatlıları ara öğün olarak seçmelidir. Çay ve kahve yanında bisküvi, kurabiye atıştırmayı hiç önermiyoruz. Kuruyemiş isteniyorsa, yemekten sonra ara öğün olarak 4-5 fındık, 2-3 ceviz alınabilir. Mutlaka sahura kalkılmalı ve hafif besinler tüketilmeli.
* İftar sofrasına oturur oturmaz ne yenmeli?
Sahura kadar aralıksız yemek yenmeli mi?İftarda kan şekeri çok düşük olduğundan, kısa sürede çok miktarda besin tüketimi isteği doğaldır. Yemeğe kan şekerini hızlı yükseltmeyecek, hafif, az yağlı, posa miktarı fazla besinlerden başlamak en doğrusu. Fazla miktarda yemek yemek, boş olan mideye yüklemeye neden olur. Böylece sindirim zorlaşır, midede ağırlık, ekşime, yanma, bulantı, uyku basması, bağırsaklarda kabızlık, şişkinlik gibi sağlık problemleri ortaya çıkar. Bu nedenle iftara peynir, domates, zeytin gibi kahvaltılıklar veya çorba gibi hafif yemeklerle başlanmalı. 10-15 dakika sonra az yağlı et yemeği, sebze veya yanında salatayla devam edilmeli.
* İftar sofrasında neler bulunmalı?
Yemek sırasında ve sonrasında mutlaka bol su içilmeli. İftarın bir çorba ile açılmasını ve 15 dakika geçtikten sonra ana yemeğe geçilmesini öneririm. Kan şekerini hızla yükselten beyaz ekmek, pirinç pilavı gibi gıdalar yerine bulgur pilavı, kepekli ekmek veya kepekli makarna gibi posalı besinleri tercih etmek daha doğrudur. Yapılan en büyük hatalardan biri; çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketimidir. Beyin, doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yenildiğinde, bu süre zarfında çok yüksek miktarda kalorili besinler tüketilebilir. Bu yüzden mutlaka her lokmadan sonra çatal, kaşık ve bıçağı bırakarak, sonra tekrar almak, hızlı yemek yemeyi engelleyecektir.
* Özellikle reflü hastalarının Ramazan’da nasıl beslenmelerini öneriyorsunuz?
Reflü hastalarının oruç tutmaları da sakıncalı olabilir. Reflü hastası oruç tutmak istiyorsa; sahuru kesinlikle atlamamalı, sahurda hafif yiyecekler tercih etmeli, hemen yemek yiyip yatmamalı, yatma saatinden en az bir saat önce yemeğini bitirmiş olmalı. İftarda da yüksek kalorili ve yağlı yiyeceklerden kaçınmak, reflü olasılığını azaltacaktır. Sigara ve alkol alınmaması, çikolata, kahve, biberli, yağlı ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması önemlidir. Ayrıca iftardan sahura kadar geçen süre içinde aşırı çay ve kahve tüketiminden, hamur işi ve ağır tatlı gıdalardan kaçınılmalı. Eğer pidenin üzerindeki susam fazlaysa ve kişiyi rahatsız ediyorsa, pide yenmemeli. Ağır şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar ya da şekerli kompostolar tercih edilmeli.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)